Her gün çok sayıda karar veriyoruz ve bunların önemli bir bölümünü zihnimizin hızlı ve otomatik çalışan mekanizmalarıyla alıyoruz. Bu mekanizmalar gündelik yaşamda zaman ve enerji tasarrufu sağlasa da daha karmaşık kararlar söz konusu olduğunda bizi yanıltabiliyor. Özellikle para ve yatırım kararlarında devreye giren bazı bilişsel yanılgılar, farkında olmadan hatalı kararlar almamıza neden olabiliyor. Zihnimizin hızlı düşünme eğilimi ve kullandığı zihinsel kestirmeler finansal kararlarımızı da etkileyebiliyor. Bu yazıda, finansal kararlarda sık karşılaşılan bazı bilişsel yanılgılara odaklanacağız:
Batık Maliyet Yanılgısı
En sık düştüğümüz yanılgıların başında gelen batık maliyet yanılgısı, kullandığımız ürün veya hizmeti aslında kullanmayı bırakmamız gerekirken ücretini ödediğimiz için kullanmaya devam etmemiz, bir anlamda harcadığımız kaynağı kurtarmaya çalışmaktır. Halbuki rasyonel olarak düşündüğümüzde kararımızı yalnızca bundan sonraki süreçte elde edeceğimiz faydaya ve ödeyeceğimiz bedele göre vermeliyiz. Günlük hayattan basit bir örnek vermek gerekirse, okumaya başladığınız bir kitabı artık hoşunuza gitmemesine rağmen bitirmeye çalışmanız batık maliyet yanılgısına örnek olabilir. Finansal bağlamda örnek vermek gerekirse parasını peşin ödediğiniz bir kursu düşünün. Kurstaki birkaç programı tamamladıktan sonra artık verim almadığınızı fark etmenize rağmen kursun ücretini zaten ödediğinizi düşünüp kursa devam ederseniz tam da batık maliyet yanılgısına düşmüş olursunuz. Benzer bir durum yatırım kararlarında da görülebilir. Bir yatırımcı, yatırımın mevcut koşullarını yeniden değerlendirmek yerine daha önce yaptığı harcamayı veya oluşan zararı telafi etme düşüncesiyle kararını sürdürmeye devam edebilir.
Zihinsel Muhasebe
Klasik ekonomi teorisine göre para paradır, yani her lira aynı değere sahiptir ve birbirinin yerine geçebilir. Ama zihnimiz parayı kaynağına, büyüklüğüne ve amacına göre farklı sekmelere ayırır. İnsanların bu konuya bakışını yüzyılların birikimi olan atasözleri ve deyimlerle görebiliriz: Selden gelen suya gider, yorulmadan kazanan esirgemeden harcar, hazıra dağ dayanmaz… Tüm bu ifadeler kolay kazanılmış paranın daha değersiz olduğunu belirtir. Somutlaştırmak gerekirse, bir kişi, emek vererek kazandığı parayı harcarken daha temkinli davranırken, beklenmedik şekilde elde ettiği bir geliri daha kolay harcayabilir. Benzer şekilde bir yatırımcı, kısa sürede elde ettiği bir kazancı normal gelirinden farklı değerlendirerek daha yüksek risk içeren yatırımlara yönelebilir. Bu durum, paranın kaynağının ve nasıl elde edildiğinin finansal kararlarımızı etkileyebileceğini gösterir.
Fırsatı Kaçırma Korkusu
Fırsatı kaçırma korkusu, İngilizce “Fear of missing out” ifadesinin kısaltması olan FOMO ile de bilinir. Kişinin başkalarının elde ettiği fırsatları kaçırdığı düşüncesine kapılmasıyla ortaya çıkabilir. Finans dünyasında sıkça karşılaşılır. Bir hisse senedi arka arkaya tavan serisi yaparken kişi “Herkes kazanırken ben eksik mi kalacağım” düşüncesine kapılabilir ve rasyonel düşünme biçimi tamamen devre dışı kalıp kişinin aceleci karar vermesine ve mevcut bilgileri yeterince değerlendirmeden hareket etmesine neden olabilir.
Bilgi Yüklemesi ve Karar Felci
İnternet sayesinde finansal bilgilere erişim kolaylaşmış olsa da çok sayıda bilgi ve seçeneğin aynı anda değerlendirilmesi karar vermeyi zorlaştırabilir. Yatırım yapılabilecek çok sayıda varlık ve incelenmesi gereken pek çok veri olduğunda kişi hangi bilgiyi dikkate alacağı konusunda kararsız kalabilir. Seçeneklerin ve değerlendirilmesi gereken bilgilerin artması, bazı durumlarda karar vermeyi ertelemeye veya mevcut durumda kalmaya yol açabilir. “Biraz daha araştırayım” düşüncesiyle hareket eden bir yatırımcı, kısa sürede çok fazla değişkeni değerlendirmeye çalışarak asıl kararını vermekte zorlanabilir. Bu nedenle bilgiye erişimin artması kadar, bilgiyi seçmek ve anlamlandırmak da finansal kararların önemli bir parçasıdır.
Beynimizin bizi hayatta tutmak, zaman ve enerji tasarrufu sağlamak için geliştirdiği zihinsel kestirmeler, finans kurallarıyla doğrudan çatışır. Finansal okuryazarlık teknik becerilerin yanında bilişsel farkındalığı da gerektirir. Finansal bir karar alırken kendimize “Bu kararı hangi bilgilere ve gerekçelere dayanarak veriyorum?” sorusunu sormak, karar sürecini yeniden değerlendirmemize yardımcı olabilir. Özellikle önemli bir harcama veya yatırım kararı öncesinde acele etmemek, seçenekleri karşılaştırmak ve kararın gerekçelerini değerlendirmek, bilişsel yanılgıların etkisini azaltmaya yardımcı olabilir.
Gürkan Özel
FODER Gönüllüsü
Kaynakça:
Kahneman, D. (2015). Hızlı ve Yavaş Düşünme. Varlık Yayınları





