Modern Toplumda Finansal Özgürlük Hakkındaki Gerçekler

Finansal Okuryazarlık Nedir?
1 Şubat 2016
Oyun Oynamayı Seviyor Musunuz?
22 Şubat 2016

Modern hayat dediğimizde artık davranışsal olarak değil, teknolojik anlamında modernite aklımıza geliyor. Öyle ki tamamen doğadan kopmayı ve bizler için gerekli olan en temek gereksinimlerimizi  minimize etmeyi modernizasyon olarak nitelendiriyoruz. Modern hayat ve bize dayamış olduğu tüm bu koşturma içinde hem bireysel özgürlüğümüzü hem de finansal özgürlüğümüzü kontrol edemiyor gibiyiz. Bilinen en eski tarihten bu yana, sürekli gelişim ve devinim içindeki insanoğlu hep bir adım fazlasını istemiş, istek ve merakı sayesinde gelişme göstermiştir.Bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor. Günlük rutinlerimizi incelediğimizde, finansal özgürlüğümüz kimin elinde? Finansal olarak kendi yönetimimizi sağlayabiliyor muyuz yoksa kurulmuş bir sisteme uyum sağlamak için farkında olmadan kendimizi mi feda ediyoruz?
Modernlik, yüksek teknolojiye sahip eşyalar, rahat erişim, istenilen her şeye kolay erişebilirlik toplumsal manada artık bir ihtiyaç olmuş durumda. Aksi bir durumda yaşayamaz hale geldik, filmlerdeki felaket senaryoları bizi dehşete düşürmeye yetiyor. Kitlesel zevklerimiz ve tüketim alışkanlıklarımız oluşmuş durumda. Dünyanın bir ucunda satılan bir ürün, internette hakkında yazılan bir ileti sayesinde milyonlarca satabiliyor. Anlık olarak alıcılar yönetilebiliyor, alışveriş algıları değiştirilebiliyor. Kişiler maliyetlerini en aza indirerek konforlu ve kar marjı yüksek işler yapabiliyorlar. Modern hayat, bize teknoloji,rahatlık ve çeşitli zevkler sunarken, muhtemelen bireysel özelliklerimizi alıyor, hepimizi standart kalıplara sokuyor.
images (1)
Peki finansal özgürlüğümüzü sağlamak ve yönetebilmek mümkün mü? Cevabı çok kısa ve net.Elbette mümkün. Bugun  dünyanın ekonomik anlamda en düzenli ve en gelişmiş ülkelerine baktığımızda para analizi yapma ve harcama alışkanlıklarının küçük yaşlarda aileden öğrenildiği görülüyor. Ailedeki tasarruf yöntemleri ve çocukların bu konuya dahil edilmesi , onların da fikirlerinin alınması, çocukların para ve bütçe konusunda fikir sahibi olmasını sağlıyor. Bu çocuklar ilerleyen zamanlar da harcamalarını kontrol edebiliyorlar. Toplumun temel taşı olan aile böylece, salt tüketici aile olmaktan çıkıyor, üreten ve ekonomi bilen aile oluyor. Ekonomi bilen aileler de tüketim toplumunu değil, gelişmiş ve gelişmekte olan, ekonomik farkındalığı yüksek, ülkesine katkı sağlayan toplumu oluşturuyor.
Finansal özgürlüğün temelinde finansal bilinç yatıyor. Evet artık kendimi maddi açıdan kontrol edebiliyorum demek istiyorsanız, kendinizle yüzleşmeli ve para karakterinizi ortaya çıkarmalısınız. Sadece tüketen değil, üreten, fayda sağlayan, insanların hayatlarına katkı sağlayan ve onlara dokunan bireyler olduğumuzda, dünya ekonomisinde söz sahibi olabiliriz.