Hangimiz Gamze’yiz?

Hangimiz Gamze’yiz?

Gamze, bir haftasonu iş yerinden arkadaşının evine gitmişti. Çeşit çeşit yiyecekler hazırlanmış, herkes şıkır şıkır giyinmişti. Haftanın yorgunluğu üzerindeyken, uzaklara daldı ve bugunlere nasıl geldiğini hatırladı. Zaten yaşadığı zorluklar hiç aklından çıkmıyordu.

images (1)

4 kardeşin en büyüğüydü ve büyük çocuk olmanın sorumluluğunu hayatı boyunca omuzlarında hissetmişti. Babasının bir işte dikiş tutturamaması, Gamze’nin küçük yaşta ekonomik sorumluluk almasına neden olmuştu. Kardeşleriyle beraber zor şartlarda ve büyük eksikliklerle okumaya çalışmıştı.Üniversiteyi kazanmıştı, ancak hem okuyup hem de part time işlerde çalışmak durumunda kalmıştı. Üniversiteden hocaları onu çok seviyor ve takdir ediyorlardı. Gamze evinin uzaklığına rağmen derslere düzenli olarak geliyor, çok çalışıyordu. Maddi olarak da bilincli birisiydi.Gelir-giderinin farkındaydı, yemeğini evden getiriyordu, gereksiz harcamalar yapmıyor, uzun vadeli planlar yapıyordu. Hocaları bunu farketmiş ve Gamze’ye yardımcı olmak istemişlerdi.Onu yurtdışına eğitim programına göndermek istiyorlardı ve orada da kendisine iş imkanı sunulacaktı. Gamze, bu teklifi değerlendirdi, kabul etmek istiyordu ama bunun için yeterli bütçesi yoktu. Babası bu konuda kendisine destek olmuyordu ve borç alacak bir çevresi de yoktu. Halasına danıştı, halası ona gerekli yardımı yapabileceğini söyledi. Halası çalışıyordu, evlenmemişti ve birikiminin bir kısmını  Gamze’ye seve seve verebileceğini söyledi. Gamze hemen işlemlerini halletmeye başladı, hocalarıyla beraber süreç hızlandırıldı ve Gamze Amerika’nın yolunu tuttu. Tabi ki kolay değildi, çoğumuz yaşadığımız şehirden ayrılamazken o okyanus ötesine gidiyordu.Ekonomik açıdan yeteri kadar güçlü değildi. Çok gençti, tecrübesizdi.Ama başka çaresi yoktu, verdiği kararın arkasında durmalıydı, kafasındaki planların her birini gerçekleştirmeliydi.Amerika’da işler beklediğinden daha zor oldu.Çalışıyordu, gerçekten çok çalışıyordu. Paranın zor kazanılan, kolay harcanan bir şey olduğunun farkındaydı.Okula gidiyordu, kalan zamanında fast food zincirinde çalışıyordu, çocuk bakıyordu. Verdiği sözleri tutmalıydı, ilk olarak da kendisine verdiği sözü.

Gamze, Amerika’da olduğu her gün, her sabah Türkiye’ye döndüğünde yapacaklarının hayalini kurdu. Ailesine, ülkesine duyduğu özlem hiç azalmadı, yaşadığı zorluklar onu ayaktta tuttu. Ağladığı, kendisini yalnız hissettiği zamanlar oldu, bıkmadı, pes etmedi. Hayatın bir yolculuk olduğunu ve yavaşlasa da durmaması gerektiğini çok iyi biliyordu. Ailesinin ona ihtiyacı vardı, kendi geleceğini de daha iyi planlamak için mücadele ediyordu.Yılda sadece 2 kez ülkesine gelebiliyordu, kardeşleriyle, sevdikleriyle geçirdiği vakit ona şifa gibi geliyordu. Gamze Amerika’da 4 kaldı.

Amerika’dan döndüğünde 27 yaşındaydı, yıpranmış, güçlenmiş ve daha da akıllanmıştı. Okulunu iyi derecede bitirdiği için okula yatırdığı para kat kat olarak ona geri ödenmişti. Orada “Amerikan Rüyası” na kapılmadığı için biriktirdiği parayı da harcamamıştı.Ülkesine döndüğünde yaptığı ilk iş ailesine bir ev alıp onları kira derdinden kurtarmak ve borçlarını ödemek oldu.

Gamze için tutumlu yaşamak ve para biriktirmek bir yaşam şekli haline gelmişti. Artık çok kazansa da gereksiz harcamalar ona yersiz geliyordu. Kardeşlerine de kazançları ne olursa olsun para biriktirmeyi öğretiyordu. Paranın gerekli olduğunu biliyordu, ama maddeye bağımlı değildi. Para daha rahat yaşamak için çok önemliydi, ancak her an insan sıfır noktasına dönebilirdi. Gamze hep bunun bilincini taşıyordu.

Gamze bir şirkette yönetici olarak işe başlamıştı, 5 yıldır çalışıyordu, aldığı prim ve ikramiyeleri değerlendirerek 2 ev daha aldı.Ama hem yoğun çalışmaya hem de  okumaya devam ediyordu. Akademik kariyer yapıyordu. Etrafındaki herkes ona imreniyordu. Genç yaşında azmi ve başarılı kararlı ile hem ailesinin yaşantısını değiştirmiş hem de kendine yepyeni bir yol çizmişti.

Gamze tüm bunları düşünürken, ekonomik geçmişinin şimdi ki kararlarını ne kadar etkilediğini farketti. Finansal bilgisini, yatırım ve tasarruf eğilimlerini düşündü. Ailesini bu konuda nasıl yönlendirdiğini farketti. Bugün, başardığı her ne varsa, geçmişteki zorluklar ve onun bu zorluklara karşı tutumu sayesinde olmuştu. Paranın, zenginliğin geçici olduğunu ama çalışma azmi ve başarı tutkusunun daimi olduğunun farkındaydı.

Gamze hayat hikayesini anlatmaktan hoşlanmıyordu, zaten takdir edilesi bir şey olduğunda bu dilden dile yayılır ve taklit edilir. Başarı, bahane üretmeyenler için vardır. Bahaneleri ortadan kaldırmaya ne dersiniz?